Beyin Mükemmel Bir Makina

Beyin Mükemmel Bir Makina

İnsanlığın evriminde hominidlerden başlayarak neandertaller, denisovalılar, homo erectus, homo sapiens gibi tüm atalarımız genellikle toplu yaşadılar ancak toplu yaşamı en iyi becerebilen homo sapiens bugüne gelirken diğer türler yok oldular. Değişen ve gelişen insanın gelişip yetkinleşen beyni onu doğada tüm canlılardan ayrıcalıklı duruma getirdi.

Günümüzde insan yapay zekâyı (YZ) icat edip geliştirerek bir üst aşamaya yeni paradigmalara geçti ve teknoloji de üstel bir biçimde sürekli gelişti, gelişiyor. Önce bilgisayarlar, yapay zekâ kapasiteleriyle ilgili küçük birkaç bilgiyi yazmak istiyorum;

8 bits bir byte oluyor, 1000 byte ise bir kilobyte (KB), bunun bin katına gigabyte (GB), bunun bin katına terabyte (TB) ve bunun da bin katına petabyte (PB) deniliyor ki şu anda günümüzde yapılabilmiş olan en büyük kapasite bu olmuş oluyor ve bu kapasite yalnızca bir solucanın beyin kapasitesi kadardır. Bizim beynimiz insan beyni ise solucan beynine eşit olan bugünkü en yüksek kapasitenin petabyte (PB) ın 1 000 000 000 katına yottabyte (YB)’a eşittir.

Düşünün hepimiz beyin denilen böyle müthiş ve mucizevi bir makinaya sahibiz ancak, bu makinayı gerekli bir biçimde besleyip, donatıp kullanamıyoruz, ki bu çok üzüntü verici bir durumdur. Bu öyle bir makinadır ki düşünce üretir, hayal kurar, planlama yapar, geleceği kurgular, bilgi işler, deneyimler, somutu soyuta, soyutu somuta dönüştürür ve en önemlisi bilinç denilen ve nasıl olduğunu hâlâ daha bilemediğimiz şeyi oluşturur ve akıl denilen çok önemli bir unsur da ondadır.

Tüm bunlar bu makinanın düzgün çalışmasını sağlamaya bağlıdır, bunun için de makinanın bilgiyle beslenmesi sürekli bağlantı kurması gerekiyor. İbn Haldun 14. yüzyılda bunu bize şöyle söylüyor; “insan beyni değirmen taşına benzer içine yeni şeyler atmazsan kendini öğütür.” Bu çok işlevli harika makinayı köreltmemeliyiz. İşte bunu yapamadığımız için de dogmalarıyla karanlık, bağnaz ortaçağ birçok insanın içinde, kafasında, düşüncelerinde hâlâ daha yaşamını sürdürüyor. Beyin denilen bu mucizevi makina bilgiyle, bağlantıyla, yenilenmelerle beslenemediğinden dinsel ya da başka biçimdeki dogmalar her yerde bilimin karşısında direnmeye devam ediyor. İtirazsız kabule dayanan, eleştirel olmayan tutuk, statik yapı; bilimin, eleştirel aklın, dinamik düşüncenin karşısında inatla varlığını devam ettiriyor.

Evrenin, doğanın değişmeyen kuralı değişim dönüşümdür, aslolan yanlışlanabilir olmaktır, şüphe duyup sorgulamaktır, yeni paradigmalar bulmaktır. Gelişimin motoru, beynimizin yakıtı bilgi ve sürekli oluşturulan bağlantılardır. Beynimiz yinelemeler değil yenilemelerle beslenir. Buna ilişkin umutlarımız her zaman vardır, biliyoruz ki rönesans ortaçağın karanlığında doğmuştur. Beyin denilen bu mükemmel makinamızı köreltmeyelim ki umudu yaşatalım o zaman aydınlanırız aydınlatırız, o zaman bütün insanlık, bütün canlılar için güzel bir dünya, birlikte üreten hakça paylaşan, ne doğanın, ne insanın, ne başka canlıların katledilmediği, sömürülmediği adil bir sistem oluşturabiliriz. Herşey bize, beyin denilen mucizevi makinamızı besleyip çalışır duruma getirmemize bağlı.

Sevgilerimle Asım Beşikci

Yazar Hakkında

Asım Beşikci

1 Comment

  • Özdemir KAPTAN on 25 Aralık 2021

    Tekrar teşekkürler saygıdeğer Beşikçi dostumuz.. Üstün başarılar..

Leave a Reply to Özdemir KAPTAN

Cancel reply