Dünya Ekonomisi ve Biz

Dünya Ekonomisi ve Biz

Dünyaya egemen olan emperyalist kapitalist sistem egemenliğini başlattığı günden itibaren dünyadaki gelir dağılımını sürekli bozmuş ve servetin yoksullardan bir avuç azınlığa akmasını sağlamıştır. Bugün küresel ölçekte satın alma paritesine göre Dünya nüfusunun %50’si küresel toplam gelirin yalnızca %8 ini alabilmekte, dünyadaki yoksulların en yoksul %50 si ise küresel servetin %2’sine sahiptir. Global ölçekteki en zengin %10’luk kısım ise hane halkı servetinin %76’sına sahiptir. Alttaki yoksul kısmın yıllık kazancı 3.923 dolar olurken üstteki lerin yıllık kazancı 122 bin dolardır.
Dünyada 163 milyon kişi günde 5,5 doların altında bir gelirle yaşamını sürdürüyor. Bu eşitsizlikten en çok kadınlar etkilenmektedir. Dünyada 252 erkek; Afrika, Karayipler ve Latin Amerika’daki 1 milyar kadının toplam gelirinden daha çok servet sahibidir. Afrika, Latin Amerika ülkeleri kapitalizmin tarihi boyunca kapitalist metropol ülkelerce sürekli sömürülmüşler ve servetleri, yeraltı, yerüstü zenginlikleri sürekli talan edilmiştir.
Ülkemizin ekonomik durumuna gelince az çok hepiniz bunu yaşıyor ve biliyorsunuz ama ben gene de bazı şeyleri yazmak istiyorum: gelir dağılımı eşitsizliğinde Türkiye Avrupa’da bu eşitsizliğin en yüksek olduğu ülkedir. Bizden sonra Bulgaristan, Litvanya, Slovakya, Slovenya gelmektedir. 2016 yılında ülkemizde emeğin payı %36,3 iken 2021 yılında emeğin payı %30,2’ye gerilemiştir. Buna karşılık sermayenin payı 2016 yılında %47,5 iken 2021 yılında %52,6’ya yükselmiştir. Aradaki fark 11,2 puandan 22,5 puana açılmıştır, yani fark yüzde yüz artmıştır.
Türkiye’de emeğin payının %35,7 olduğu yıllarda ise bu pay Rusya’da %51,1, Hindistan’da %53,6, Çin’de %49,5 ve Brezilya’da %59,4 olmuştur. Yani ülkemiz emeğin milli gelirden aldığı paya göre gelişmekte olan büyük ekonomilerde en düşük durumdadır. Türkiye benzer ülkeler arasında sefalet endeksi en yüksek ülkedir. 2022 yılbaşında Türkiye’nin sefalet endeksi 59,9 durumundayken Arjantin de 59,1 idi. Sefalet endeksinde Türkiye Avrupa’daki Afrika gibidir. 2022 Ocak ayında Avrupa Birliği sefalet endeksi 11,7 durumundayken Türkiye’de 59,9 dur.
2020 yılında ülkemizde tahsil edilen yaklaşık 158,8 milyar lira gelir vergisinin 85 milyar lirasını yani %53,4’ünü maaşlı çalışanlar ödemiştir. Türkiye’de en yoksul %50 lik halk toplam servetin %4’üne, ortadaki %40’lık halk toplam servetin %29’una sahiptir ama %10’luk kesim de ülkemizin toplam servetinin %67’sini elinde tutuyor. Geniş ve yoksul kitlelerden bir avuç varlıklıya servet aktarımı kuşkusuz ki devlet aracılığıyla yapılmaktadır.
Dünyada ve ülkemizde kar ve rant uğruna doğan’ın katledilmesini silahlanmayı savaşları da unutmayalım.
Daha güzel ve daha adaletli bir dünya kurmak mümkündür Yeter ki bu olumsuzlukların, bu adaletsizliklerin kaynağının emperyalist kapitalist sistem olduğunu bilelim. Ülkemizdeki sistem için bir şey yazmaya gerek yok çünkü görüyor ve yaşıyorsunuz. Asım Beşikci

Yazar Hakkında

Asım Beşikci

Yorum yok

Cevaplayın