İnsanlık
Homo sapiens, yani insanlık, yani bizler artık doğanın kanser hücreleriyiz, bir kaç onbin yıldan sonra mutasyona uğradık, dönüştük. Daha önce doğanın bir parçası yani normal bir hücreyken kanser hücresine dönüştük, hızla çoğalıyoruz (dünya nüfusu 7 milyar 780 milyon), önümüze gelen her şeyi tahrip ediyoruz; ormanları, tarım alanlarını yok ediyor, havayı, suyu, çevreyi kirletiyor, ekolojik dengeyi bozuyor, her tarafı beton yığınlarıyla işgal ediyoruz. Kısaca dünyanın kanser hücresi olarak doğadaki her şeyi ve düzeni bozuyoruz, böylece kendi sonumuzu da hazırlıyoruz; kanser hücreleri de bütün vücudu sarıp diğer hücreleri yok ederken sonunda içinde bulunduğu canlıyı öldürür ve böylece kendi ölümlerini de sağlarlar, çünkü artık yaşamını sürdüreceği ortamı yok etmiştir.
Bilinçli ve akıllı canlılarız, düşünebiliyoruz ve kuşkusuz doğadan öğreniyoruz. Yalnızca doğayı değil birbirimizin de yaşam alanlarını kısıtlıyoruz; kurduğumuz, siyasal sistemler, ekonomik düzenler akla uygun değil, gelişimimize uygun değil, doğayı çevreyi korumamıza, ekolojik dengeyi sürdürmeye uygun değil. Bizler de diğer canlılar gibi doğanın yalnızca bir parçasıyız efendisi değil ve akıllı canlılar olarak buna uygun bir sistemi, ekonomik düzeni, yönetimi oluşturmalıyız; daha adil, daha demokratik yeni bir dünya düzeni.
Ne kadar gariptir ki ülkemizde bir kaç yılda bir yeni bir petrol rezervi, yeni bir gaz rezervi bulduk diye bizlere servis edilen haberlerle ülkemizin önemli gerçekleri saklanmak, gözden kaçırılmak isteniyor; yoksulluk, hayat pahalılığı, işsizlik, dış borçlar, döviz dar boğazı, ekonominin tıkanmışlığı, Merkez Bankası döviz stokunun ekside olması gibi. Bu tıpkı şuna benziyor; freni boşalmış, rotu çıkmış ve büyük bir hızla uçuruma giden otomobilde şoförün benzin depomuz tam dolu demesine benziyor.
Ama unutmayalım bir gün gelir dünya değişir, kanserli hücreler tekrar normal hücreye dönüşür ve bir gün gelir yeni bir dünya düzeni kurulur, her şey çok güzel olur. Önce hayal edilir sonra gerçekleşir. Kuşkusuz bunlar kendiliğinden olmaz; bunun için, çok çalışmak, emek harcamak, örgütlü olmak gerekiyor. Bunun için bu amaçta olanların en geniş katılımını sağlamak gerekiyor, hiç bir başarı gökten zembille inmez çalışarak, eleştirel akılla olur. Örgütlü olmak, örgütlü olmak işte bütün mesele.
Umut yaşamın itici gücüdür. Sevgilerimle Asım Beşikci
Yorum yok